5 Kasım 2020 Perşembe

5 Kasım 2020

 Ağlıyordum.

Ama böyle söz olsun diye değil

Gerçekten deli gibi ağlıyordum

Hiçbir sebep aramaksızın.

Geçmişime geleceğime ağlıyordum.


Ellerime verilen fırsatlar

Ne kadar kıymetliydi? Bi o kadar. 

Düşününce ne çok yaşlanmıșım.

Geçmişime mi yoksa geleceğime mi

Daha çok merhaba demiş gözyașlarım? 


Günler yıllar geçer, geçer de

Ne getirir bu ağlamalarım? 

Düşen her damla için ayrı bir huzur var mı?

Yoksa elimde kalanlar mı yaşadıklarım? 


Çok yoruldum demek istemiyorum

Yorulmadım, ben galiba öldüm.

Düşüncelerimin verdiği ağırlığı, 

Kalbimde kalanların acısını düşününce;

Galiba ben, binlerce kez öldüm. 


Çok ağladım çok da güldüm

Yiğidi öldür hakkını yeme demişler

Dudaklarım da boş durmadı hayatta

Ama gözlerim o kadar yoruldu ki

Kaybettim her şey gibi onları da. 


Şimdi hangisi daha zor bir türlü bilemedim

Geçmişe ağlamak mı? Geleceğe ağlamak mı?

Hayallerimdeki uzun saçlı kadın neredesin? 

Yoksa benim hayatım sadece hayal kurmak mı? 


Ağlamak için sebebim çok biliyorum 

Gülmek için sebepler arıyorum

Her an her saniye. 

Kanser gibi bir şey bilirim

Sebep aramak gülmelere. 


Şimdi gideyim de biraz daha ağlayayım

Hayatın bana verdiklerine ve vereceklerine

Kalbimde kalan küçük bir umutla kalayım

Sırf bir parça yetebilmek için sevdiklerime.


Hoşçakal bekliyorsun benden biliyorum

Gitme demem gerekiyor sana

Dedim sana bunu ve öldüm sonra 

En son gitme dediğimden hatırlıyorum. 


Yaptığı hatalardan ders almalı insan

Ben hiç ders almadım, aksine

Sanki hata yaparak yaşamalıydım

Düşündüm de boşversene.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

5 Kasım 2020

 Neden bu kadar düşüncesizsin?  Korkmuyor musun beni böylesine kırmaktan? Yoksa benden bilmeden vaz mı geçtin?  Kayıp gittim mi ellerin gibi...