5 Kasım 2020 Perşembe

5 Kasım 2020

 Neden bu kadar düşüncesizsin? 

Korkmuyor musun beni böylesine kırmaktan?

Yoksa benden bilmeden vaz mı geçtin? 

Kayıp gittim mi ellerin gibi saçlarının arasından? 


Ey mavinin açık tonları, konuşun! 

Değer miydi onu bu kadar hatırlatmaya? 

Neden bu kadar acı onu seviyor oluşum? 

Söyler misin ona içimdeki sisli hava. 


Ah sevgilim, neden bu kadar güzel sözlerin? 

Neden bunca şiirin içinden seni çok sevdim?

Sessiz gecenin bu saatinde bari sen söyle

Uyanır mı senli bir sabaha gözlerim? 


Nereden aldım kokunu içime!

Kendime bu baharı neden yaşattım? 

Avcumda sakladığım bir tutam sevgime

Bu büyük ihaneti neden yaptım?


Hâlâ düşünüyorum da aklıma gelmiyor

Hangi bulutun üstünde buluşacağız? 

Çok düşünmemek gerek demek ki bazen

Sanırım başka umutlarda yaşlanacağız.


5 Kasım 2020

 Ağlıyordum.

Ama böyle söz olsun diye değil

Gerçekten deli gibi ağlıyordum

Hiçbir sebep aramaksızın.

Geçmişime geleceğime ağlıyordum.


Ellerime verilen fırsatlar

Ne kadar kıymetliydi? Bi o kadar. 

Düşününce ne çok yaşlanmıșım.

Geçmişime mi yoksa geleceğime mi

Daha çok merhaba demiş gözyașlarım? 


Günler yıllar geçer, geçer de

Ne getirir bu ağlamalarım? 

Düşen her damla için ayrı bir huzur var mı?

Yoksa elimde kalanlar mı yaşadıklarım? 


Çok yoruldum demek istemiyorum

Yorulmadım, ben galiba öldüm.

Düşüncelerimin verdiği ağırlığı, 

Kalbimde kalanların acısını düşününce;

Galiba ben, binlerce kez öldüm. 


Çok ağladım çok da güldüm

Yiğidi öldür hakkını yeme demişler

Dudaklarım da boş durmadı hayatta

Ama gözlerim o kadar yoruldu ki

Kaybettim her şey gibi onları da. 


Şimdi hangisi daha zor bir türlü bilemedim

Geçmişe ağlamak mı? Geleceğe ağlamak mı?

Hayallerimdeki uzun saçlı kadın neredesin? 

Yoksa benim hayatım sadece hayal kurmak mı? 


Ağlamak için sebebim çok biliyorum 

Gülmek için sebepler arıyorum

Her an her saniye. 

Kanser gibi bir şey bilirim

Sebep aramak gülmelere. 


Şimdi gideyim de biraz daha ağlayayım

Hayatın bana verdiklerine ve vereceklerine

Kalbimde kalan küçük bir umutla kalayım

Sırf bir parça yetebilmek için sevdiklerime.


Hoşçakal bekliyorsun benden biliyorum

Gitme demem gerekiyor sana

Dedim sana bunu ve öldüm sonra 

En son gitme dediğimden hatırlıyorum. 


Yaptığı hatalardan ders almalı insan

Ben hiç ders almadım, aksine

Sanki hata yaparak yaşamalıydım

Düşündüm de boşversene.


5 Kasım 2020

 Gelmedi beklediğim mutluluk.

Umudumu yitirmiş sigara içiyorum

Elimde kalan süre

Ne aldığım nefesi

Ne de yaşadıklarımı anlıyorum.


Bilmediğim bir ses çıkıyor benden

Acının sesi desem değil.

Galiba içimdeki pişmanlık konuşuyor

Umutsuzluk eşlik ediyor pişmanlığıma

Umut var mı yok mu belli değil


Aşkın yokluğuna alıştı ben ve kalbim

Kalbin içinde yatan gerçekten, nedir? 

Bu belirsizlikle mi yorgunluğumu bilirim

Yoksa saçlarımdaki beyazlar mı hissettirir? 


Ben, ben ben diye diye yaşamıș gibiyim

Gerçekten tek var olan ben miyim? 

Seni o kadar iyi anlıyorum ki canım kendim

Ben de hayatta yorgun düşmüş bedeviyim


Her neyse

Üç günlük dünyanın 

İkinci gününden selamlar

Hangi dağdaki gelincik

Beni bu denli anlar.


2 Eylül 2019

 Aşk denilen şey sessizlikmiș

Yanyana durup nasılsın diyememek

Üzgün olduğunu bildiğin halde

Bir çözüm üretememek

Üretmemek değil bak

Elinden gelmediği için yapamamak

Dakikada bilmem kaç kelime ederken

Saatlerce kendini lâl zannetmek

En iyi bildiğin bir sokakta

Kaybolduğunu düşünmek

Her gün içtiğin ilacı

O gün unutsan bile

O an içmiş bilmek

Beş dakika önce elli yaşındasın

Ama onun yanında otururken

Sekiz yaşında hissetmek

Gözlerine bakmak isteyip

Sırf o baktığı için utanmak

Bir o kadar da elinde bir fotoğraf

Varmış gibi gülümsemek

Geçmişe özlem duymak

İlk güne hasret çekmek

İlk eve getirdiğin ekmeği

İlk elinden yediğin yemeği

İlk günü, ilk bayramı, ilk seneyi

Dilinden dökülecek bir sürü şeyi

O kırılırsa diye yuttuğun sözleri

Geçirdiğiniz günleri 

Kızlarınızı oğlunuzu

Ve onun son uykusunu..

Belki de bir mezar başında

Seni seviyorum dersen

Başkası zanneder de

Ürker mi diye düşünmek

En çok istediğin şeyi yapamamak

Belki de.. 

Anılarda kalır aşk..


10 ağustos 2019

 Bu bir yaşam hikayesi

Gözlerinin getirdiği ve götürdüğü

Aklına düşen ilk kelime

Bebekliğin son evresi

Attığın ilk adım onun için

Anlamsız gülmeler

Verilen yaratan tarafından


Bu bir gençlik hikayesi

Okulun ilk günü

Belki düşer gözlerine

Görülebilen tek su perisi

Öğrendiğin kelimeler onun için

Sustuğun cümleler

Ona sarf edilmeyince ziyan


Bu bir aşk hikayesi

Unuttun onsuz dünü

Bakarsın saç örgüsüne

Devirir gözlerini

Gecen ve gündüzün onun için

Sevgiyle öpmeler

Sen ki sevgisiz kalamayan..


1 Ağustos 2019

 Her şey bitti dediğin anda birisi çıkabiliyor karşına

Her şey çok güzel dediğinde de bir felaket

Sekiz yaşında bir çocukken büyüyorsun

Belli bir olgunluk, Yeni insanlar, yeni meziyet

Ama insanın içi değişmiyor asla

Değişse de kıyafet..

Özlediğin insanlar oluyor ve olacak da

Kalbini hissetmediğin anlar

Koca bir ömrünü vereceğin insanlar da olacak

Bir anda silip attığın umutlar da


Belli bir makama gelen insan

Çekinmeden anlatır ödediği tüm bedelleri

Ama aslında yorgun olan

Doğru seçebilir mi âkil kelimeleri


Herkes kendini övüyor ben buyum ben böyleyim

Kim kimi kimden kiminle kimseleștirmiș

Kimse anlatmıyor.. 

Kalbine düşen bir katre sızı olabilirim

Küçük bir cümleyi bitirememiș

Ama Nokta olduğuna inanıyor..


Aslında hepimiz böyleyiz

'Ben o'yum  ben bu'yum ben șu'yum..

Derinizi derinden etkilemiş

Gökten gelen bir suyum.' 


Sevgi zaten dillere pelesenk

Herkesin sevdiği bir sevdiceği var

Bir gülüş bir buluta 

Galip gelmeyecek

Ne desek...

Gönüle düşmedikçe buluttan bir kar..


TANITIM

 Kendi etrafımda kendime yazdığım şiirleri paylaşacağım bloğuma hoş geldiniz. İnsan her şeyi yazamıyor bazen de bir kaç cümle karalıyor kendi içinden. Yazabildiklerim kadar var oldum hep burayı da onlarla var etmeye başlayacağım. Paylaşılan şiirler başlıksız ve yazılan tarihlerle paylaşılacaktır.


İyi olması dileğiyle

5 Kasım 2020

 Neden bu kadar düşüncesizsin?  Korkmuyor musun beni böylesine kırmaktan? Yoksa benden bilmeden vaz mı geçtin?  Kayıp gittim mi ellerin gibi...